Anasayfa

 

Şarki Sözleri

 

Sohbet

 

Açılış Sayfam Yap

 
 
  Menü

Sohbet
Moda
Haber
Tatil
İddia
Saglık
Fıkralar
Hikayeler
Astroloji
Erotizm
Proğramlar
Güzeller Galerisi
Online Oyunlar
Dini Konular
Radyo Dinle
Canlı Tv
Sinema
Video izle
Sohbet Siteleri
Sohbet Odaları
Bayan-Erkek
Yemek Tarifleri
Faydalı Linkler

 
  E Kart

Anneler Günü
Araba Resimleri
Arkadaşlık Kartları
Asker Resimleri
Aşk Resimleri
Atatürk Resimleri
Babalar Günü Kart
Bayram Kartları
Bebek Resimleri
Doğa Resimleri
Doğum Günü Kartı
Dini Resimler
Gül Resimleri
Hayvan Resimleri
Kalp Resimleri
Manzara Resimleri
Özür Dileme Kartı
Özlem Hasret Kartı
Hat Sanatları
Regaib Kandili
Sevgi Resimleri
Sevgililer Günü
Yeniyıl Kartları

 
  Aşk ve Sevgi

Aşk Nedir
Sevgi Nedir
Acaba Seviyormu
Sevmek
Aşk Mektupları
Platonik Aşk
Aşkın Reçetesi
Sevgi Dilleri
Çiçeklerin Dili
Aşkın 50 işareti
4 Mevsim Aşk
Aşk Oyunu
Aşk Sayıları
Aşk mı
Bebeğimsen
Sağlıklı ilişki
Çapkınlık Dersleri
Erkek Severse
Seviliyorsan
ilk Görüşte Aşk
Kıskançlık
iş Yerinde Flört
Seksi Olmak

  Evlilik



Evlilik bir sanattır
Bir çift ayrılmadan, bağlılıklarını bozmadan, bunca sene beraber kalabilmişse, biz bunu takdir ediyor ve "mutlu" kabul ediyoruz. Acaba bu her zaman böyle mi? İsterseniz bu orta yaş evliliklerini biraz irdeleyelim. İlk yıllarda problemler görmezlikten gelinir. Zira çocuklarımız ya yeni doğuyordur ya küçüktürler ve biz çok doluyuzdur. Birbirimize toleransımız boldur. Sorunlarımız varsa da gerektiği kadar üstünde durmaz, arka plana atarız. Hayat ilerlerken problemler de ilerler, katılaşır; ancak şimdi de, ergenlik çağına gelmiş çocuklarımız yine ön plandadır. Problemlerimizi realize ederiz, ancak gerektiği kadar üzerinde durmayız. Bu arada parasal sıkıntılarımız da istesek bile, gerekli önlemleri almamızı engeller. İşteki problemlerimiz, uğraşı alanlarımızın tümünü alır. Para, çocuklar, işteki yükselme uğraşılarımız ve belki de anne ve babalarımız bu yılların başrol oyuncularıdır.

Boş yuva sendromu
Derken orta yaş problemleri daha ön plana çıkmaya başlar; vücudumuz sarkmaya, yüzümüz kırışmaya, saçlarımız beyazlaşmaya yüz tutar. Görüş bozuklukları, yakın gözlük, oramızın buramızın ağrıları, derken bir de bakarız ki çocuklar büyümüş ve bir zamanlar çok dolu olan ev boşalmış. Amerikalılar'ın "emty nest" dedikleri, yani, boş yuva sendromu bizi de sarmaya başlar. Eskisi kadar bize muhtaç olmayan ev halkı; kendimizi bulmamıza; veya daha kötüsü kendimizi dinlememize bol zaman bırakır. Eğer sağ duyumuzu kullanırsak veya daha az problemli bir 20 yıl geçirmişsek, bu zaman dilimini, senelerdir yapamadığımız hobilerimize ayırır; kendimizi keşfetmeye ve geliştirmeye çalışırız. Eşimize daha çok yönelir, romantizmimizi yaşar; belki de tekrar ufak flörtlere başlar; seyahatler ederiz. Peki ama ya zaten mutsuz idiysek ve şimdi yalnız kalınca kendimizi dinlemeye başlamışsak? Psikosomatik rahatsızlıklar (yani hastalık hastası olmak) başlamışsa; gittikçe şişmanlıyor; her şeyi kendimize dert ediyor; kendimizi mutsuz hissediyorsak? Ya hele panik ataklar başlamış, depresyon belirtileri, korkular da varsa. Bu arada, tabii kadın olarak, eşimize karşı davranışlarımızda değişmeye; onca zamandır yaptığı şeylerden sinir almaya, terslemeye, takmaya başlarız. Bu arada kocamız da bu durumdan etkilenmeye, sıkılmaya ve giderek yalnızlaşmaya başlar. Eşler sudan sebeplerle kavga etmeye ve birbirlerini suçlamaya, incir çekirdeğini doldurmayacak sebeplerle, sinir harbine girerler. Sonuçta, "fark etmeden haşlanan kurbağa" misali, kendilerini ruhsal boşlukta bulurlar. Sevgi boşluğu, fikirsel ayrılıklar, müşterek tarafların eksikliği giderek araya uçurumlar sokar.

Uzman yardımı şart!
Neticede ya aralarında sevgi ve saygı varsa "Evlilik terapistine" gelir yardım alırlar, ya da birinden biri diğerine ihanet eder! Maalesef en çok ikinci şık sonucu bana geliyorlar. Zira ihanet eden kişi, içindeki sevgi, alaka boşluğu mu, o anın şartlarında, önüne kim çıkarsa bunu onunla dolduruyor. Daha doğru bir tanımla "Denize düşen yılana sarılıyor." Bununla kimseyi aşağılamak istemiyorum ama, o anın şartlarında, içinde bulunulan duygusal boşluk, fazla araştırılmaksızın dolduruluyor. İhanet edilen ise, bir şekilde haberdar oluyor ve kıyametleri koparıyor. Sonradan pişman olunacak şiddet, hakaret tabii ki çifti içinden çıkılmaz bir yaşantıya itiyor. Eğer hiç olmazsa bu safhada, aklı-selimlerini kullanıp "evlilik terapisi" almayanlarsa, maalesef bir hiç yüzünden boşanıyorlar. Ama "evlilik terapisi" alırlarsa, aralarındaki kopukluk ne zaman başladı; nereden bu duruma geldiler; başından beri aralarındaki uyuşmazlıklar neydi, çocukları ne kadar bundan etkilendi, bütün bunlar tek tek irdelenip şahıslarla paylaşılır. Dolayısı ile gerek kendilerini, gerek karşı tarafı, gerek evliliklerini ne kadar iyi tanırlarsa, o kadar doğru çözümü bulmuş olurlar. Psikolojik üzüntülerin sebep olabileceği rahatsızlıklardan kurtularak, birbirlerini kıracaklarına yapıcı olabilmenin pozitif etkisini, evlilik sanatı dediğimiz, konuşmak, dokunmak, hatta münakaşa etmenin dahi yollarını öğrenmek; ancak ve ancak "evlilik terapisi" almakla mümkündür.

  Sözler
Anlamlı Sözler
Atasözleri
Aile için Sözler
Aşk Espirileri
Aşk Sözleri
Aşk Mesajları
Asker Mesajları
Anneler Günü Sms
Ayrılık Mesajları
Babalar Günü Sms
Bayram Mesajları
Doğum Günü Sms
Dostluk Mesajları
Duvar Yazıları
Erkek için Sözler
Espirili Sözler
Etkileyici Sözler
Evlilik Sözleri
Güzel Sözler
Günaydın Mesajları
Kadınlar için Sms
Kandil Mesajları
Kurban Bayramı
Komik Mesajlar
Komik Sözler
Mani Sözleri
özlem Mesajları
özenli Sözler
özlü Sözler
özür Mesajları
Ramazan Bayramı
Sevgi Sözcükleri
Sevgi Sözleri
Sevgi Mesajları
Sevgililer Günü
Sitem Sözleri
Spor Sözleri
Telefon şakaları
Teklif Mesajları
Türkü Sözleri
Yalnızlık Mesajları
Yeniyıl Mesajları
Harbi Sözler
Felsefi Sözler
Romantik Sözler
Çin Atasözleri
 
  Gül Bahcesi
Kırmızı Güller
Sarı Güller
Beyaz Güller
Mavi Güller
Pembe Güller
Siyah Güller
 
  Diziler
Ihlamurlar altında
Kurtlar Vadisi
Binbir Gece
Avrupa yakası
Aşk Oyunu
Yaprak Dökümü
Sıla
Genco
Kavak Yelleri
 
  Gogle Ara




www.sitemerkezi.net