﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sohbet Siteleri</title>
	<atom:link href="http://www.gizemlicafe.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.gizemlicafe.com</link>
	<description>Chat Sohbet Odaları Çet Mynet Chat Sohbet Siteleri</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Mar 2012 21:18:57 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>dul bayan sohbet</title>
		<link>http://www.gizemlicafe.com/sohbet/dul-bayan-sohbet.html</link>
		<comments>http://www.gizemlicafe.com/sohbet/dul-bayan-sohbet.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Dec 2011 09:25:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sohbet Odaları]]></category>
		<category><![CDATA[dul kadınla sohbet chat]]></category>
		<category><![CDATA[dul karıyla sohbet chat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gizemlicafe.com/?p=4196</guid>
		<description><![CDATA[Sizinde dul bayan sohbet Arkadaş gurubunuz olsun. dul bayan sohbet dullarla chat dul bayan arkadaş dul bayanlarla cet dullarla sohbet sadece arkadas bulabileceginiz sohbet dul çet yoluyla tanışıp kaynaşma bedava dostluklara adım atmak belkide evlilige gidecek kararlar alınmasında öncülük edecektir
Tek Yapmanız Gereken GİRİŞ Yazan Yere Tıklamak.
 Sohbete Katıl Sende Yeni Arkadaşlar Edin





]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><center>Sizinde dul bayan sohbet Arkadaş gurubunuz olsun. dul bayan sohbet dullarla chat dul bayan arkadaş dul bayanlarla cet dullarla sohbet sadece arkadas bulabileceginiz sohbet dul çet yoluyla tanışıp kaynaşma bedava dostluklara adım atmak belkide evlilige gidecek kararlar alınmasında öncülük edecektir</p>
<p>Tek Yapmanız Gereken GİRİŞ Yazan Yere Tıklamak.</p>
<p> Sohbete Katıl Sende Yeni Arkadaşlar Edin</p>
<form action="http://www.gizemlicafe.com/chat.htm" method="post">
<input type=image src="http://www.gizemlicafe.com/sohbet.chat/images/giris.gif" align=top></form>
<p></center></p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gizemlicafe.com/sohbet/dul-bayan-sohbet.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>kadınlar nasıl mastürbasyon yapar</title>
		<link>http://www.gizemlicafe.com/bayanlar-erkekler/kadinlar-nasil-masturbasyon-yapar.html</link>
		<comments>http://www.gizemlicafe.com/bayanlar-erkekler/kadinlar-nasil-masturbasyon-yapar.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Dec 2011 08:26:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınca]]></category>
		<category><![CDATA[kadında mastürbasyon teknikleri]]></category>
		<category><![CDATA[mastürbasyon kızlık zarına zarar verirmi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gizemlicafe.com/?p=4190</guid>
		<description><![CDATA[kadınlar nasıl mastürbasyon yapar
Kızların, kadınların masturbasyon konusunda, hem tedirginlikleri hem de acemilikleri vardır. Kadın olsun erkek olsun, cinsel organları ve bölgeleri dışardan dokunma ve sürtünme türü uyarıları, zevk biçiminde algılar. Böylece masturbasyonun alt yapısı her zaman bu eyleme uygundur. Kadınların cinsel bölgelerinin duyarlılığı, erkeklerden daha fazladır. Vaginanın doku yapısı doğuma programlanmıştır. Bu nedenle girişteki ilk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>kadınlar nasıl mastürbasyon yapar</strong></p>
<p>Kızların, kadınların masturbasyon konusunda, hem tedirginlikleri hem de acemilikleri vardır. Kadın olsun erkek olsun, cinsel organları ve bölgeleri dışardan dokunma ve sürtünme türü uyarıları, zevk biçiminde algılar. Böylece masturbasyonun alt yapısı her zaman bu eyleme uygundur. Kadınların cinsel bölgelerinin duyarlılığı, erkeklerden daha fazladır. Vaginanın doku yapısı doğuma programlanmıştır. Bu nedenle girişteki ilk iki santimi duyarlı olup, geri kalan bölümünün duyarsız olması, çok kadında, vaginal orgazm güçlüğü olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>
<p><img src="http://i54.tinypic.com/29mk9eb.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Oysa her kadın, klitoris dediğimiz, küçük dudakların üst birleşim köşesinde, deri altında ele gelen ufak oluşumdan zevklenir. Sanki doğa, kadınların vaginadan aldığı haklarını yememek için, klitorisilerini bir hayli duyarlı kılmıştır. Bu nedenle, klitoris zevklenmesi, buna bağlı masturbasyon, bebeklikten başlayarak, ileri yaştaki kadınlara kadar, her dönemde rastlanan ve yapılabilecek bir doyum yöntemidir.</p>
<p>Masturbasyon tekniklerinin hangisi doğru, hangisi sağlıklı? Sorusu bize sık sorulmaktadır. Genç kızların bir yanda güçlü coşkuları, öte yanda “acaba kendimize zarar veriyor muyuz?” Kuşku ve korkuları masturbasyonu heyecanlı ve korkulu bir duruma getirir. Zevk, çoşku, kuşku zaman zaman yerini pişmanlığa da bırakır. Bu karmaşa da onları rahatsız eder.</p>
<p><img src="http://oi53.tinypic.com/bgsfb8.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>İlginçtir ki, kimi kızlarda masturbasyon, ta bebeklik yıllarına kadar iner. Kızlarının bacaklarını sıkarak, kan ter içinde kıpır kıpır masturbasyon yaptıklarını anneler görüp yana yakıla doktora telaşa &#8220;acaba ilerde bir zararı olur mu&#8221; diye sorarlar. Ergenlik yaşına gelince kızlar da erkekler de olduğu gibi, doğanın o güçlü dürtüsünün etkisini duymaya başlarlar. Kızlarda ve erkekler de cinsel organlar bölgesi dışardan dokunma, okşama, sürtünme gibi uyarımları zevk biçimde algılarlar. Bunu gençler daha çocukluk yaşlarında keşfedebilirler. Olay kızlarda daha bir ayrıcalık taşır, çünkü dış dokunma ve sürtünmelere daha duyarlı olan klitorislerin özelliği buna neden olur. </p>
<p><img src="http://i53.tinypic.com/213k5j5.gif" border="0" alt="" /></p>
<p>Klitoris külot dahil dışardan sürtünmelerden uyarıldığında masturbasyon isteği de başlar. Kızlardaki cinsel organın bedendeki yeri, o bölgenin sıcaklığı, bacakların hareketlerinden etkilenmesi, tuvalet sırasında ya da başka türlü dokunmalarla açık etkilenen bir bölge olmasından kızlar masturbasyonu başkalarından öğrenmeseler bile kendileri keşfederler. Kızlar genellikle ilk orgazmlarını masturbasyonla öğrenirler. Eğer bu klitoris orgazmına bir bağımılık biçiminde gelişirse, evlendiklerinde vagina orgazmına geçişleri zor olabilir. Biz hekim olarak kızların masturbasyon yapmasına karşı değiliz, böylece bedenlerini ve orgazm olmayı öğrendiklerinde eşlerine yani vaginal orgazma trasferde güçlük çekerler ancak masturbasyonun bir saplantıya dönüşmesine karşıyız. Burada önemli olan cinsel, ruhsal çizgi dengelerinin kurulmasıdır. </p>
<p>Kızlar masturbasyonu klitorislerine sürtmeler biçiminin dışında yastık ya da yorgan gibi metaryalleri bacaklarını arasına alarak klitoris ya da vulvalarına sürterek de bunu yapabilirler. Pek çok masturbasyon tekniğinden öğretmiş olmamak için sizlere söz etmiycem. Bunlar erotizm ve porno ağırlıklı kitaplarda vardır. Masturbasyon konusunda kızların en büyük korkusu kızlık zarlarıyla ilgilidir. Masturbasyon sırasında kızlık zarlarının zarar göreceğinden korkmaktadırlar. Kimileri salt bu korku yüzünden cinsel organlarına dukunmaktan bile çekinirler. Bunu öylesine ileri götürenler bile vardır ki, cinsel organlarını temizliğini yaparlarken bile kuşku ve çekingenlik içindedirler</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gizemlicafe.com/bayanlar-erkekler/kadinlar-nasil-masturbasyon-yapar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>gusül abdesti nasıl alınır</title>
		<link>http://www.gizemlicafe.com/genel/gusul-abdesti-nasil-alinir.html</link>
		<comments>http://www.gizemlicafe.com/genel/gusul-abdesti-nasil-alinir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Dec 2011 08:01:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gizemlicafe.com/?p=4188</guid>
		<description><![CDATA[gusül abdesti nasıl alınır cenabet boy abdestinin bozulması boy abdestini alma nedenleri boy abdesti adet olmak abdestin farzları abdestin bozulması abdest nedir abdest nasıl alınır abdest duası abdest çeşitleri abdest almayı öğrenmek abdest almak abdest alırken dikkat edilecekler
Gasl, yıkamak demektir. Gusül ve iğtisal da, yıkanma anlamını taşır. Din deyiminde gusül: Bütün bedenin yıkanmasıdır, boy abdesti [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>gusül abdesti nasıl alınır</strong> cenabet boy abdestinin bozulması boy abdestini alma nedenleri boy abdesti adet olmak abdestin farzları abdestin bozulması abdest nedir abdest nasıl alınır abdest duası abdest çeşitleri abdest almayı öğrenmek abdest almak abdest alırken dikkat edilecekler</p>
<p>Gasl, yıkamak demektir. Gusül ve iğtisal da, yıkanma anlamını taşır. Din deyiminde gusül: Bütün bedenin yıkanmasıdır, boy abdesti alınmasıdır. Buna taharet-i kübra (büyük temizlik) denir. Böyle bir temizliği gerektiren hal cünüplüktür. Ayrıca kadınların hayız ve nifas kanlarının sona ermesidir. Cünüplük hali ise, aşağıda açıklanacağı üzere, şehvetle meninin atılmasından ve cinsel ilişkiden meydana gelir.</p>
<p><strong>Guslü Gerektiren Haller</strong><br />
<strong>Cünüplük</strong> : Cinsî münasebet, ihtilam ve ne şekilde olursa olsun meninin vücut dışına çıkması boy abdestini gerektirir.<br />
<strong>Hayız ve Nifas</strong> (Lohusalık) : Hayız ve nifas hali sona erince gusül farz olur.Şehvetle yerinden ayrılan ve şehvetle dışarıya atılan bir meniden dolayı gusletmek gerekir. Şehvetle yerinden aynlıp, şehvet kesildikten sonra dışarıya atılan meniden dolayı da, İmamı Azam ile İmam Muhammed&#8217;e göre, gusletmek gerekir. Fakat İmam Ebu Yusuf&#8217;a göre gusül gerekmez. Rüyada şehvetle ayrılan bir meninin, şehvet kesildikten sonra dışarıya akıtılmasını sağlamak için tenasül organını tutmak ve sonra dışarıya akıtmakta, misafir ve soğukta bulunanlar için İmam Ebu Yusuf görüşünü seçmekte kolaylık vardır. Bu yönden bu görüşün tercih edilmesini uygun görenler vardır. Bakmak ve dokunmak suretiyle şehvetle gelen meniden dolayı da gusletmek gerekir.</p>
<p><strong>Cinsel ilişki</strong> halinde sünnet yerinin veya o kadar bir kısmın duhulü ile, buluğ çağına ermiş erkek ve kadının gusletmeleri gerekir. Meninin gelip gelmemesine bakılmaz. Bunlardan yalnız biri buluğ çağına ermiş ise sadece ona gusül gerekir, diğerine gerekmez. Ancak buluğ çağına yaklaşmış bir devrede ise, yıkanmadan namaz kılmasına izin verilmez. Namaza devam için taharette tedbirli olmak lazımdır. Bu ve buna benzer hangi haller olursa olsun ihtiyat olan yol gusletmek suretiyle şüpheli hallerden sakınmaktır. Uykudan uyanan kimse, yatağında, çamaşırında veya bedeninde bir yaşlık görünce bakılır: Eğer rüyada cinsel ilişkide bulunduğunu hatırlıyorsa, gusletmesi gerekir. Yaşlığın meni olup olmamasında şüpheye düşmesi bir önem taşımaz. Ancak ihtilam olduğunu hatırlamadığı takdirde, yaşlığın mahiyetinin ne olduğu üzerinde durulmaz ve gusül gerekmez. Çünkü akıntının şehvetle geldiği bilinmemektedir. Bu mesele İmam Ebû Yusuf&#8217;a göredir, İmamı Azam ile İmam Muhammed&#8217;e göre, gelen akıntının mezi olduğunu anlıyorsa, gusl etmesi gerekmez. Fakat meni olduğunu biliyor veya şübheye kapılıyorsa, gusletmesi gerekir. İhtiyata uygun olan da budur. Onun için fetva buna göredir. Yatağından uyanıp kalkan kimse, ihtilam olduğunu hatırladığı halde, tenasül organında bir yaşlık görse gusletmesi gerekir. Ayakta veya oturduğu yerde uyuyan kimse, uyanıp da bu organında bir yaşlık görse, bakılır: Eğer bu yaşlığın meni olduğuna kanaati varsa veya uyumadan önce bu organı hareketsiz bir halde idi ise, gusletmesi gerekir. Fakat böyle bir kanaati yoksa ve tenasül organı da önceden uyanık durumda idi ise, gusletmesi gerekmez. Bulunan yaşlığın mezi olduğuna hükmedilir. Çünkü organın uyanık olması, mezinin çıkmasına sebeb olur.</p>
<p>Sarhoş veya bayılmış olan bir kimse uykusundan uyanıp da, kendisinde meni bulacak olsa, gusletmesi gerekir. Mezi bulacak olsa yıkanması gerekmez. İdrarını yaparken, tenasül organı uyanık olduğu halde meni gelse, yıkanması gerekir. Organ uyanık olmayınca; gusletmek gerekmez, çünkü uyanıklık şehvetin bulunmasına delildir. Bir erkek veya bir kadın rüyada ihtilam olsa da, meni dışarıya çıkmış olmasa, yıkanmak gerekmez. İmam Muhammed&#8217;e göre, böyle bir kadının ihtiyat olarak yıkanması gerekir. Çünkü kadından çıkacak bir sıvının yine ona dönmesi ihtimali vardır. İhtilam olan veya cinsel ilişkide bulunan bir kimse, idrarını yapmadan veya çokça yürümeden veya yatıp uyumadan yıkansa da, sonra kendisinden meninin arta kalan kısmı çıkacak olsa, ikinci kez yıkanması gerekir. Fakat idrarını yaptıktan veya epeyce yürüdükten veya uyuduktan sonra şehvetsiz olarak gelecek meni guslü gerektirmez. Çünkü bu durumda o meni, yerinden, şehvet olmaksızın ayrılmış bulunur. Yine bir kadından, yıkandıktan sonra, kocasının menisi çıkacak olsa, tekrar gusletmesi gerekmez. Bir yatakta yatıp uyuyan iki kimse, uyandıkları zaman ihtilam olduklarını hatırlamayarak yatakta meni gibi bir yaşlık görseler veya kurumuş meni görüp de o yatakta kendilerinden önce başka bir kimse yatmış olsa bu durumda meninin kime ait olduğu bilinmese, her ikisinin de ihtiyaten yıkanması gerekir. Şehvet olmayıp da döğülmeden, ağır bir yük kaldırmadan ve yüksek bir yerden düşmeden dolayı meni gelmesiyle gusül gerekmez. (İmam Şafî&#8217;ye göre bu hallerde de gusül gerekir.) Yerinden şehvetle ayrılan bir meni, bedenin dışına veya dış hükmünde olan yere çıkmadıkça gusül gerekmez. Bakire bir kızın bekaretini yok etmemek sureti ile yapılan bir ilişkide meni gelmeyince gusül gerekmez; çünkü bekaret, sünnet yerine kadar duhule engel olmuş demektir. Cünüplük, hayız veya nefselik (loğusalık) halinde iken, gayrimüslim bir kadın veya gayrimüslim bir erkek ihtida etse, gusletmesi farz olur. Hayız veya nefseliği son bulmuş olsa da, yıkanmamış bulunsa, yine gusül gerekir. Fakat yıkanmış bulunan veya henüz cünüplük, hayız ve nefselik haline düşmemiş olan erkek veya kadın gayrimüslim ihtida etse, yıkanması mendub olur.</p>
<p><strong>Gusül Nasıl Yapılır :</strong> Gusletmek isteyen bir kimse önce besmele okur ve : Niyet ettim Allah rızası için gusletmeye diye niyet eder. Elleri bileklere kadar yıkadıktan sonra edep yerlerini temizler. Bundan sonra sağ avucuyla ağzına üç kere su alır ve her defasında ağzını boğazına kadar gargara şeklinde çalkalar. Oruçlu ise boğazına su kaçmamasına dikkat eder. Sağ avucuyla burnuna, genzine kadar üç defa su çeker, her defasında sol eliyle burnunu temizler. Bundan sonra tıpkı namaz abdesti gibi abdest alır. Abdest aldıktan sonra önce başına, sonra sağ, daha sonra da sol omuza üçer defa su döker ve vücudunu yıkar. Suyu her döküşte elleriyle vücudunu iyice ovuşturur. İğne ucu kadar kuru yer kalmaksızın vücudun her tarafını güzelce yıkar. Gusülde bıyık, saç ve sakal diplerine suyun iyice işlemesi için ovuşturulur. Göbek boşluğu, küpe delikleri dikkat edilerek yıkanır. Böylece gusül abdesti almış oluruz.</p>
<p><strong>Guslün Farzları</strong><br />
1. Ağza su alıp boğaza kadar çalkalamak.<br />
2. Burna su çekip yıkamak.<br />
3. Bütün vücudu ıslanmayan yer kalmayacak şekilde yıkamak.</p>
<p><strong>Guslün sünnetleri</strong><br />
1. Gusle niyet etmek<br />
2. Besmele ile başlamak.<br />
3. Bedenin bir tarafında pislik varsa onu önceden güzelce temizlemek.<br />
4. Avret yerini yıkamak<br />
5. Gusülden evvel abdest almak.<br />
6. Bedenine üç defa su dökmek ve suyu bedenin her tarafına ulaştırmak.<br />
7. Su dökünmeye baştan başlamak, sonra sağ omzuna, sonra sol omzuna dökmek ilk defa döktüğü zaman bedeni ovmak ve suyu bedenin her tarafına ulaştırmak.<br />
8. Ayağının olduğu yere su birikirse, abdest aldığı zaman ayak yıkamasını sonraya bırakmak.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gizemlicafe.com/genel/gusul-abdesti-nasil-alinir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>çıplak kadın resimleri</title>
		<link>http://www.gizemlicafe.com/bayanlar-erkekler/ciplak-kadin-resimleri.html</link>
		<comments>http://www.gizemlicafe.com/bayanlar-erkekler/ciplak-kadin-resimleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Dec 2011 07:27:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınca]]></category>
		<category><![CDATA[çıplak kız bayan kadın sohbet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gizemlicafe.com/?p=4180</guid>
		<description><![CDATA[çıpla kadın fotoğrafları, çıplak kadın fotoğrafları, çıpla kadın resimleri, çıplak kadın resimleri, çıplak kadın fotoları, çıplak kız fotoğrafları, çıpla kız, çıpla bayan, cıplak hatun, çıblak kadın, çıblak kız fotoğrafları
&#160;&#160;&#160; &#160;&#160;&#160; &#160;&#160;&#160; &#160;&#160;&#160; ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><center>çıpla kadın fotoğrafları, çıplak kadın fotoğrafları, çıpla kadın resimleri, çıplak kadın resimleri, çıplak kadın fotoları, çıplak kız fotoğrafları, çıpla kız, çıpla bayan, cıplak hatun, çıblak kadın, çıblak kız fotoğrafları</p>
<p><img src="http://www.gizemlicafe.com/wp-content/uploads/2011/12/ciplak-kadin-resimleri.jpg" alt="çıpla, çıplak, kadın, kız, bayan, hatun, fotoğrafları, resimleri" border=0></a>&nbsp;&nbsp;&nbsp; <img src="http://www.gizemlicafe.com/wp-content/uploads/2011/12/ciplak-kadin-fotolari.jpg" width="220" height="220 alt="çıpla, çıplak, kadın, kız, bayan, hatun, fotoğrafları, resimleri" border=0></a>&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>
<p><img src="http://www.gizemlicafe.com/wp-content/uploads/2011/12/ciplak-kadin-fotograflari.jpg" width="220" height="220 alt="çıpla, çıplak, kadın, kız, bayan, hatun, fotoğrafları, resimleri" border=0></a>&nbsp;&nbsp;&nbsp; <img src="http://www.gizemlicafe.com/wp-content/uploads/2011/12/ciplak-kiz-resmi.jpg" width="220" height="220 alt="çıpla, çıplak, kadın, kız, bayan, hatun, fotoğrafları, resimleri" border=0></a>&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>
<p><img src="http://www.gizemlicafe.com/wp-content/uploads/2011/12/ciplak-kiz-resimleri.jpg" width="220" height="220 alt="çıpla, çıplak, kadın, kız, bayan, hatun, fotoğrafları, resimleri" border=0></a>&nbsp;&nbsp;&nbsp; <img src="http://www.gizemlicafe.com/wp-content/uploads/2011/12/ciplak-kadin.jpg" width="220" height="220 alt="çıpla, çıplak, kadın, kız, bayan, hatun, fotoğrafları, resimleri" border=0></a>&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>
<p><img src="http://www.gizemlicafe.com/wp-content/uploads/2011/12/ciplak-kiz.jpg" width="220" height="220 alt="çıpla, çıplak, kadın, kız, bayan, hatun, fotoğrafları, resimleri" border=0></a>&nbsp;&nbsp;&nbsp; <img src="http://www.gizemlicafe.com/wp-content/uploads/2011/12/ciplak-hatun.jpg" width="220" height="220 alt="çıpla, çıplak, kadın, kız, bayan, hatun, fotoğrafları, resimleri" border=0></a>&nbsp;&nbsp;&nbsp;</center></p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gizemlicafe.com/bayanlar-erkekler/ciplak-kadin-resimleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>kolaj ne demek</title>
		<link>http://www.gizemlicafe.com/genel/kolaj-ne-demek.html</link>
		<comments>http://www.gizemlicafe.com/genel/kolaj-ne-demek.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Mar 2011 20:46:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[kolaj bölüm nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[kolaj bölüm ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[kolaj bölüm nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gizemlicafe.com/?p=4160</guid>
		<description><![CDATA[kolaj ne demek
kolaj ne demek aslında kolaj ordan burdan kesilip toplanan resim veya fotoğrafların bir düzlem üzerinde kağıt veya karton gibi birleştirilmesi ve bir anlam ifade etmesidir. kolaj bölüm son zamanlarda dizilerde moda olmasıyla birlikte bir televizyon jargonudur. kolaj bölüm ifadesinin de ne demek oldugu buradan anlaşılır
televiyonlardaki hareketli görüntüler aslında birer fotoğraftan ibarettir. ancak o [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>kolaj ne demek</strong></p>
<p>kolaj ne demek aslında kolaj ordan burdan kesilip toplanan resim veya fotoğrafların bir düzlem üzerinde kağıt veya karton gibi birleştirilmesi ve bir anlam ifade etmesidir. kolaj bölüm son zamanlarda dizilerde moda olmasıyla birlikte bir televizyon jargonudur. kolaj bölüm ifadesinin de ne demek oldugu buradan anlaşılır</p>
<p>televiyonlardaki hareketli görüntüler aslında birer fotoğraftan ibarettir. ancak o fotoğraflar peş peşe ve çok hızlı bir şekilde ettirlince biz onları hareketli bir görüntüsüymüş gibi algılarız, bu fotoğrafların begenilen, tutulan, ilgi görenlerini kesersiniz sonra tekrar başka bir yerde bunları birleştirirsiniz ve yeniden hızlı bir şekilde gözümüzün önünden geçirirsiniz böyle de bir kolaj bölüm çıkmış olur ortaya.</p>
<p>dizilerin begenilen sahnelerinden bir araya getirilmesiyle oluşan yeni bir böüm kolaj bölümdür</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gizemlicafe.com/genel/kolaj-ne-demek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>aile hekimliği sorgulama</title>
		<link>http://www.gizemlicafe.com/saglik/aile-hekimligi-sorgulama.html</link>
		<comments>http://www.gizemlicafe.com/saglik/aile-hekimligi-sorgulama.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Oct 2010 14:43:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[aile hekimi bul]]></category>
		<category><![CDATA[aile hekimim kim]]></category>
		<category><![CDATA[aile hekimini öğren]]></category>
		<category><![CDATA[aile hekimliği nedir]]></category>
		<category><![CDATA[aile hekimliği sorgulama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gizemlicafe.com/?p=3995</guid>
		<description><![CDATA[aile hekimliği sorgulama, aile hekimliği bul, aile hekimliği öğrenme
AİLE HEKİMLİĞİ NEDİR : Aile hekimliği, bir tıp disiplinidir. Diğer tıp branşları gibi kendine özgü bir eğitimi, uygulaması ve araştırma konuları bulunan, dahili tıp bilimleri içinde değerlendirilebilinen klinik bir branştır.
Aile Hekimliği, çocuk, genç ve yaşlı tüm bireylere hem koruyucu hem de tedavi edici sağlık hizmetleri sunan bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>aile hekimliği sorgulama, aile hekimliği bul, aile hekimliği öğrenme</strong></p>
<p><strong>AİLE HEKİMLİĞİ NEDİR</strong> : Aile hekimliği, bir tıp disiplinidir. Diğer tıp branşları gibi kendine özgü bir eğitimi, uygulaması ve araştırma konuları bulunan, dahili tıp bilimleri içinde değerlendirilebilinen klinik bir branştır.</p>
<p>Aile Hekimliği, çocuk, genç ve yaşlı tüm bireylere hem koruyucu hem de tedavi edici sağlık hizmetleri sunan bir tıp uzmanlık dalıdır. Aile Hekimleri, İç Hastalıkları, Kadın Hastalıkları – Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Genel Cerrahi, Psikiyatri branşlarında belirli sürelerde rotasyon yaparak temel hastalıkların önlenmesi ve tedavisindeki bilgileri edinirken aile hekimliğine özgün yaklaşımları da öğrenerek ve içselleştirerek mezuniyet sonrası eğitimlerini tamamlarlar ve uzman hekimler olarak sağlık bakım ekipleri içinde yerlerini alırlar.</p>
<p>Aile Hekimliği, hastalarında yaş, cinsiyet, organ ya da sistem ayırımı yapmaz, eğitimi dahilindeki tüm hastalara hizmet verir.</p>
<p>Birinci basamak, bir hastanın ilk başvurduğu sağlık kurumu olmalıdır. Özellikle sevk zincirinin sıkı biçimde denetlendiği sistemlerde bu böyledir. Hasta gereği halinde birinci basamak hekimi tarafından 2. basamağa ya da daha üst kurumlara sevk edilir. Bu sistemlerde Aile Hekimliği Uzmanı hastaların ilk başvuracakları hekimdir .</p>
<p><strong>Aile Hekimliği ne zaman ve nasıl başladı </strong>: 2005 yılında Düzce’de başlatılan aile hekimliği uygulamasıyla, hastanelerdeki yığılmayı önlemek ve herkese daha hızlı sağlık hizmeti verilmesi amaçlanıyor. Aile hekimliği, şu anda 46 ilde uygulanıyor. Uygulama çerçevesinde ortalama 3 bin 500 kişiye 1 aile hekimi düşecek.<br />
Büyük iller, arasında İzmir’de başlatılan uygulamanın 15 Temmuz’daki ayağı Ankara, 1 Kasım’da da İstanbul oldu. Temmuz ayında Bingöl, Yozgat, Mersin, Çanakkale, Malatya, Aksaray’da aile hekimliğine geçildi.</p>
<p>Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Turan Buzgan, 53 ilde yaklaşık 11 bin 500 aile hekiminin çalışıyor olacağını, aile sağlığı merkezinin de 3250’ye ulaşacağını söyledi. Ülke çapında 37 milyon kişiye ulaşılacağını kaydeden Buzgan, bunun da ülke nüfusunun yüzde 50’sini geçtiğini söyledi.</p>
<p><strong>Aile Hekimliği Uygulaması Nasıl İşliyor</strong> : Vatandaşlar, aile hekimlerini, Sağlık Bakanlığı ve İl Sağlık Müdürlüklerinin web sayfasındaki ilgili bölümlerden öğrenebiliyor. Aile hekimlikleri, kişilerin oturdukları yerlere yakın merkezler olacak. Ancak kişi istediği takdirde işine yakın bir aile hekimliğini de seçebilecek.<br />
Vatandaşlar istediği taktirde özel veya diğer sağlık kuruluşlarına başvurabilecek. Kurum hekimliklerine, yetkilendirilmiş aile hekimliği veriliyor. Gebe, kronik hasta, 5 yaş altı veya yaşlılar gibi riskli hastalara hizmet veren aile hekimleri daha yüsek katsayı ile ücretlendirilecek.</p>
<p><strong>Avantajı Nedir </strong>: Aile hekimliği uygulaması, sağlık kayıtlarının bir arada olması açısından önemli bir avantaj sağlıyor.<br />
Kişi özel hastaneye de gitse, devlet hastanesine de gitse, başka şehirde de olsa, bilgi sistemi sayesinde bağlı olduğu aile hekimliğinin sağlık kayıtlarının bütünlüğü söz konusu olacak.</p>
<p><strong>Aile Hekimliği Sorgulama</strong> : Sağlık Bakanlığının <strong>sbu.saglik.gov.tr/sbahbs/</strong> adresinden aile hekiminizi bulabilirsiniz. Aile hekimi sorgulama botunu ile aile hekimliği sorgulanıyor ve kolayca aile hekiminize ulaşabiliyorsunuz.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gizemlicafe.com/saglik/aile-hekimligi-sorgulama.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Romatizma Fizik ve Kaplıca Tedavisi</title>
		<link>http://www.gizemlicafe.com/bitkisel-tedavi/romatizma-fizik-ve-kaplica-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.gizemlicafe.com/bitkisel-tedavi/romatizma-fizik-ve-kaplica-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Sep 2010 01:25:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bitkisel Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[bakım]]></category>
		<category><![CDATA[çare]]></category>
		<category><![CDATA[deva]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[iyi]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gizemlicafe.com/?p=3991</guid>
		<description><![CDATA[Romatizma Fizik ve Kaplıca Tedavisi
Romatizmal hastalıklarda klinik belirtiler birbirine benzedi­ğinden kesin tanı konulmadan tedavi programına başlanılmamalıdır. Çoğu zaman malesef kesin hastalık sebebi ortaya konulma­dan hastalığın belirtilerine yönelik tedavi uygulanmakta ve uygu­lanan tedaviler hastalığı maskeleyerek kronikleşmesine yol aç­maktadır.
Eklem romatizması tedavisi
Romatizmal hastalıkların tedavileri hastalığın dönemine göre farklılık arzeder. Ayrıca hastanın yaşı, hastalığın süresi, şekli, ağırlığı, ve hastanın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Romatizma Fizik ve Kaplıca Tedavisi</strong></p>
<p>Romatizmal hastalıklarda klinik belirtiler birbirine benzedi­ğinden kesin tanı konulmadan tedavi programına başlanılmamalıdır. Çoğu zaman malesef kesin hastalık sebebi ortaya konulma­dan hastalığın belirtilerine yönelik tedavi uygulanmakta ve uygu­lanan tedaviler hastalığı maskeleyerek kronikleşmesine yol aç­maktadır.</p>
<p><strong>Eklem romatizması tedavisi</strong></p>
<p>Romatizmal hastalıkların tedavileri hastalığın dönemine göre farklılık arzeder. Ayrıca hastanın yaşı, hastalığın süresi, şekli, ağırlığı, ve hastanın genel durumuna göre ilaç tedavisi, fizik teda­vi programı veya kaplıca tedavisi düzenlenmektedir. Ayrıca vücu­dun diğer sistemlerini etkileyen romatizmal hastalıklarda diğer branş doktorlarından da yardım istenilmektedir. </p>
<p><strong>Tedavi programı 5 gruba ayrılır.</strong></p>
<p>1- Hastanın eğitimi<br />
2- İlaç tedavisi<br />
3- Fizik tedavi programı<br />
4- Kaplıca tedavisi<br />
5- Cerahi tedavi</p>
<p><strong>Hastanın eğitimi</strong>: Tedavinin en önemli kısmıdır. Ancak Çoğu zaman hekimlerimiz tarafından ihmal edilmektedir. Diğer tüm hastalıkların tedavisinde olduğu gibi romatizmal hastalıkların tedavisinde de hekim-hasta ilişkisi oldukça önemlidir. Özellikle romatizmal hastalıklarda uzun süreli bir tedavi gerektiği için hastanın hekime güven duyması şarttır. Hastalığın geleceği ve tedavi sonucu hakkında hasta bilgi sahibi edilmelidir. Tedavinin uzun sürebileceği, hemen iyilik beklenilmemesi gerektiği hastaya mutlaka söylenilmelidir. Özellikle bazı ilaçların etkisi geç ortaya çıkmaktadır. Hastanın ilaçlarını düzenli kullanması ve kontrollere dikkatli bir şekilde gelmesi sağlanmalıdır. Hasta günlük yaşantı­sını, davranışlarını ve beslenmesini hekimin vereceği programa göre ayarlamalıdır. Hastanın sık, sık hekim değiştirip rastgele ilaç kullanması engellenmelidir. İlaçların yan etkileri hatırlatılmalı yan etkiler ortaya çıkarsa hekimi ile diyalog kurması gerektiği mutla­ka vurgulanmalıdır.</p>
<p><strong>İlaç tedavisi</strong>: Romatizmalı hastalarda genellikle 5 grup ilaç kullanılmaktadır. Bu ilaç grupları şunlardır.</p>
<p><strong>Antiromatizmal ilaçlar</strong> (Romatizmaya etkili ilaçlar): Roma­tizma ilaçları kısa sürede etkili ve uzun sürede etkili olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Kısa sürede etkili ilaçlar en sık kullanılan romatizma ilaçları grubudur. Bu gruptaki ilaçların içinde bazı yönleri ile diğerlerinden ayrılan kortizon benzeri ilaçlar vardır. (iltihaplı romatizma tedavisi)</p>
<p>Kısa sürede etkili ilaçlar; Romatizmalı hastalarda kullanıl­dıklarında eklemlerdeki ağrı, şişlik, sıcaklık gibi belirtileri kısa sürede giderirler. Ancak hastalığın kesin tedavisi üzerinde fazla etkili değildiler. İlaç alındıktan 1-2 saat ila 1-2 gün içinde hasta­lık belirtileri az veya çok ortadan kalkar. Bu gruptaki ilaçların do­zu hastaya ve hastalığa göre ayarlanır. İlacın dozu ne az nede çok fazla olmamalıdır. Genellikle günlük doz 1,2 veya 3 kez olmak üzere ve ağızdan, makattan veya enjeksiyon şeklinde, bazende cilde pomat şeklinde sürülerek uygulanır. Bu gruptaki ilaçların bazı yan etkileri vardır. Bu yan etkilerin içinde en sık rastlanılan mide ve barsak üzerine olan yan etkilerdir. Gastrit, ülser, kabızlık ve ishal yapabilirler. Ayrıca karaciğer, böbrekler, kan hücreleri ve cilt üzerine yan etkileri ortaya çıkabilir. Bazende vücutta su tutul­masına yol açarak şişlik, baş ağrısı, baş dönmesi ve allerjik reaksiyonlara yol açabilirler.</p>
<p>Bu grupta bulunan ve bazı özellikleri nedeniyle diğerlerinden ayrılan steroidler denilen ilaçlar da pratikte sık kullanılan roma­tizma ilaçlarıdır. Bu ilaçlar oldukça güçlü ilaçlar olup pek çok has­talıkta olduğu gibi romatizmal hastalıklarda da kullanılmaktadır­lar. Bu grup ilaçların yan etkileri daha şiddetlidir. Özellikle mide üzerine zarar verirler ve kanamalara yol açabilirler. Kemiklerde zayıflık, tansiyon yükselmesi, şeker hastalığı ortaya çıkarma ve iştah artırma gibi önemli yan etkileri vardır. Yan etkilerinin çok­luğuna rağmen bu ilaçlar romatizmal şikayetleri geçici olarak kı­sa sürede tedavi ettiğinden sık olarak hekimlerimiz ve hastalar tarafından kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>Uzun sürede etkisi ortaya çıkan ilaçlar</strong>; bazı iltihaplı romatiz­mal hastalıklarda kullanılmaktadırlar. Bu ilaçlar içinde altın tuzla­rı, sıtma ilaçları gibi ilaçlar vardır. Bu ilaçların etkileri geç ortaya çıkmakta ancak tedavileri daha kalıcı olmaktadırlar. Yalnız bazı­ları pahalı olan bu ilaçlarında ciddi sayılabilecek bazı yan etkileri ortaya çıkabilmektedir.</p>
<p><strong>Ağrı kesici ilaçlar</strong>: Romatizmalı hastalarda kullanılan ikin­ci grup ilaçlar ağrı kesici ilaçlardır. Ağrı kesici ilaçlar çok sık ola­rak romatizmalı hastalarda tedavi amacıyla kullanılmaktadır. Bu gruptaki ilaçların romatizma ilaçlarına yardımcı olarak romatiz­malı hastalarda tedavi amacıyla kullanılmaktadır. Bu gruptaki ilaçların romatizma ilaçlarına yardımcı olarak kullanılması gere­kir. Sadece ağrı kesici ilaçların kullanılması hastalığın belirtilerini maskeleyerek hastalığın ilerlemesine sebeb olabilir. Bu grupta bulunan aspirin, novaljin gibi ilaçlar hastalığın ağırlığına göre günde bir, iki veya üç kez verilebilir. Gerek romatizma ilaçları, gerekse ağrı kesici ilaçlar tok karnına ve süt ile verilirse yan etki­leri daha az olmaktadır. Ağrı kesici ilaçlan da mide, barsak üzeri­ne, karaciğer, böbrek, kan hücreleri üzerine olumsuz etkileri var­dır. (iltihaplı romatizma tedavi)</p>
<p><strong>Kas gevşetici ilaçlar</strong>: Özellikle kasların yoğun olduğu böl­gelerin (bel, boyun, sırt gibi) ağrılı rahatsızlıklarında kas gevşetici ilaçlar kullanılmaktadır. Bu ilaçlarında halsizlik, tansiyon dü­şüklüğü, mide ve barsak rahatsızlıkları gibi yan etkileri vardır Genellikle diğer ilaçlarla birlikte tedaviye yardımcı olması için ve­rilir.</p>
<p><strong>Sakinleştirici ilaçlar</strong>: Romatizmal ağrısı olan hastalarda hastalık nedeniyle hastalarda endişe, korku, sıkıntı ve uykusuz­luk gibi belirtiler olabilir. Bu gerginlik hastaların ağrı eşiğini dü­şürerek ağrılarının artmasına yol açar. Bu nedenle özellikle uzun süren ağrısı olan hastalara sakinleştirici ilaçlar verilirse hastaların ağrısı daha kolay ve erkenden düzelmektedir.</p>
<p><strong>Vitaminler</strong>: Romatizmalı hastalarda gerek beslenme bo­zukluğuna gerekse hastalığa veya yaşlılığa bağlı olarak bazen vi­tamin ve iştah artırıcı ilaçlara gereksinim duyulmaktadır. Bu ilaç­lar hastanın vücut direncini artırarak kemik ve kasları güçlendire­rek tedaviye yardımcı olmaktadırlar.</p>
<p><strong>Fizik tedavi programı</strong></p>
<p>Romatizmalı hastalarda çoğu zaman tedaviye ihtiyaç duyul­maktadır. Fizik tedavi amacıyla kullanılan cihaz ve tedavi şekille­ri şunlardır.</p>
<p><strong>Elektrik akımları ve romatizma fizik tedavisi</strong>: Elektirik akımları alçak, orta ve yüksek frekanslı olmak üzere 3 şekilde romatizmalı hastalarda veya her­hangi bir nedenle felç geçirmiş hastalarda tedavi amacıyla kulla­nılmaktadır. Alçak ve orta frekanslı elektirik akımlarının uyarıcı, yüksek frekanslı elektirik akımlarının ısıtıcı özellikleri vardır. Elektrik akımları genellikle ağrılı bölgelere 10-15 dakika süreyle dozu ve frekansı hastaya, hastalığa göre ayarlanarak her gün ve­ya gün aşırı olmak üzere uygulanır. Elektirik akımlarının kan do­laşımını artırıcı, sinir ve kasları uyarıcı, ağrı giderici, ağrı eşiğini yükseltici ve ağrılı bölgede birikmiş sıvıyı dağıtıcı özellikleri var­dır. Yüksek frekanslı elektirik akımlarının kasları kemikleri ve bağları kuvvetlendirici etkileri de vardır. Pek çok romatizmal ağrı­nın tedavisinde ve felçlerde elektirik akımları kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>Isı tedavisi</strong>: Isı tedavisi çok eski çağlardan beri romatizmal ağrıların tedavsinde kullanılmaktadır. Özellikle güneş, sıcak sular ve kum tedavi amacıyla kullanılmaktadır. Fizik tedavi amacıyla romatizmal hastalarda kullanılan ısıtıcı araçlar yüzeysel ve derin ısıtıcı araçlar olmak üzere iki gruptur. Yüzeysel ısıtıcı araçların sı­caklıkları tedavi bölgesinde fazla derine ulaşamaz. Ancak ciltteki bazı sinir uçlarını uyararak etkili olurlar. Derin ısıtıcı araçlardan ultrason yüksek frekanslı ses dalgası veren bir cihazdır. Yüksek frekanslı ses dalgası tedavi bölgesine gönderilirse tedavi bölgesinde ısınma meydana getirir. Ultrasonun etkisi derin doku­lara da ulaşarak eklemlein derin kısımlarının ısınmasını sağlar. Isının etkisiyle ağrılı bölgede kas spazmı çözülür, damarlar geniş­ler kan dolaşımı canlanır. Sonuçta hastanın ağrıları azalır.</p>
<p>Gerek elektirik akımları ve gerekse ısıtıcı fizik tedavi araçları gereksiz ve konuyu bilmeyen kişilerce kullanılırsa zararlı olabi­len, aksi takdirde herhangi bir zararı olmayan tedavi araçlarıdır.</p>
<p><strong>Masaj ve egzersiz</strong>: Romatizmal ağrılı hastalarda masaj ve egzersiz sık olarak tavsiye edilmektedir. Masaj, elle veya özel ci­hazlarla yapılan bir tedavi şeklidir. Uygulandığı dokuları uyara­rak kasların gevşemesini ve güçlenmesini sağlar. Egzersizlerde genellikle ısı tedavisinden sonra uygulanan bir tedavi olup ekle­me komşu kasları güçlendirir, eklem hareket genişliğini artırır. Ayrıca kemikleri kuvvetlendirerek kemik zayıflığı gelişmesini ön­lerler.</p>
<p>Masaj, bir çok romatizmal hastalıkta kullanılmaktadır. Özel­likle bel ve boyun bölgesinin ağrılı rahatsızlıklarında, diğer roma­tizmal eklem hastalıklarında, felçlerde, eklem ameliyatlarından önce veya sonra, devamlı yatmak zorunda kalan hastalarda geli­şen yatak yaralarının tedavisinde, sinir romatizmalarında, varis yaralarının tedavisinde, gerilim başağrılarında ve değişik neden­lerle gelişebilen kas sertleşmelerinde kullanılır. Masaj tedavisin­den evvel hasta tedavi konusunda bilgilendirilmelidir. Bazı du­rumlarda masaj tedavisi zararlı olabilir. Kalp yetmezliğinde, ka­nama ihtimali olanlarda damar iltihabı varsa, tedavi bölgesinde iltihaplanma, kanser vb. hastalıklar mevcudiyetinde ve hastanın genel durumunun bozuk olduğu durumlarda masaj tedavisi yapı lirken çok dikkatli olunmalıdır.</p>
<p>Egzersiz tedavisi romatizmal hastalıkların tedavisinde sık olarak kullanılan bir yardımcı tedavi şeklidir. Hemen hemen bü­tün romatizmal eklem, kas ve kemik hastalıklarında egzersiz te­davisi önerilmektedir. Egzersizler kasların kuvvetini, kasılma gü­cünü, elastikiyetini ve kaslar arası düzgün çalışmayı artırmakta­dır. Ayrıca eklemlerin hareket edebilme yeteneğini artırmakta ve ekleme komşu bağlan güçlendirmektedir. Kemikler üzerine de eg­zersizlerin olumlu etkileri vardır. Hareketsizlik kemiklerdeki kal­siyumun kemikten ayrılmasına neden olur. Egzersizler ise kemik­lerin kalsiyum tutmasına yardımcı olarak kemikleri güçlendirir ve kemik zayıflamasını engeller. Ayrıca egzersizlein diğer sistemler üzerine de olumlu etkileri vardır. Egzersiz yapılırsa solunum fonksiyonları ve akciğerin solunum kapasitesi gelişir. Egzersizin kalp üzerine de önemli olumlu etkileri vardır. Sindirim sistemi ve böbreklerde egzersizlerden olumlu yönde etkilenir.</p>
<p>Egzersizler pasif olarak (başkası tarafından yaptırılan), aktif olarak ve dirençli olarak uygulanır. Aktif egzersizleri hasta ve te­daviyi yaptıran birlikte yaparlar. Dirençli egzersizlerde yay, halter veya kum torbası gibi araçlar kullanılarak yapılır. Genel durumu iyi olmayanlarda, sistemik ciddi bir diyalog kurulamayan hasta­larda egzersiz tedavisi yapılırken dikkatli olunmalıdır.</p>
<p><strong>Çekmetedavisi (Traksiyon): </strong>Çekme tedavisi özellikle bel ve boyun ağrılı hastalarda uygulanan bir tedavi şeklidir. Çekme esa­sında kaslardaki sertlik azalmakta ve fıtıkların yerine yerleşmesi sağlanbilmektedir. Ayrıca hastaların ağrısı azalmaktadır. Çekme tedavisi esnasında 10-60 kilo arasında bir çekme kuvveti uygu­lanmakta ve bu hastanın yaşına, kilosuna, hastalığına, hastalığı­nın ağırlığına göre ayarlanmaktadır. Malesef halk arasında da ya­pılan benzeri çekme tedavilerinde her hastaya aynı kilo ile çekme uygulanmakta ve zararlı olunabilmektedir.</p>
<p>Maniplasyon tedavisi de elle yapılan bel ve boyun ağrılı has­talarda o bölgedeki incinmeyi elle düzeltmeye yarayan bir tedavi şeklidir.</p>
<p><strong>Diğer tedavi şekilleri</strong>: Diğer tedaviler içinde soğuk tedavisi, laser tedavileri, akupunktur ve biofedback tedavileri bulunmakta­dır. Bu tedavi şeküleri de değişik romatizmal hastalıklarda gerek­tiğinde kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>Romatizma Kaplıca Tedavisi</strong></p>
<p>Kaplıca tedavisi şifalı sularla yapılan tedavi demektir. Şifalı su; ısısı, kokusu, tadı ve rengi musluk suyundan farklı olup top­raktan çıkan sular demektir. Isısı 20 derecenin altında olanlara iç­mece, 20 derecenin üzerinde olanlara kaplıca, ılıca veya çermik denilmektedir. Şifalı sular ısılarına, ihtiva ettikleri kimyasal mad­delere göre gruplandırılmışlardır. Termal (sıcak), tuzlu, kükürtlü, karbondioksitli ve radyoaktif sular olmak üzere 5 grup kaplıca suyu varır.</p>
<p>Kaplıca sularının nasıl etkili oldukları konusunda değişik ça­lışmalar yapılmış ve değişik görüşler ileri sürülmüştür. Kaplıca sularının ısısının, ihtiva ettikleri kimyasal maddelerin etkili oldu­ğu kabul edilmektedir. Ayrıca kaplıca tedavisi esnasında organiz­madaki bazı sistemlerin olumlu yönde uyarıldıkları, vücutta mor­fin benzeri bazı maddelerin ortaya çıktığı ve kısmende kaplıca te­davisinin psikolojik etkisi olduğu kabul edilmektedir. Ayrıca kap­lıcanın bulunduğu ortam ve iklimin olumlu etkileri vardır. Kaplıca tedavisi pek çok hastalıkta tavsiye edilmektedir. </p>
<p><strong>Bu hastalıkların bazıları şunlardır.</strong></p>
<p>- Romatizmal hastalıklar (Kireçlenmeler başta olmak üzere, kas romatizmalarında, sinir romatizmalarında, iltihaplı romatiz­maların ileri devrelerinde, ortopedik ameliyatlardan sonra gelişen eklem sertliklerinde).<br />
- Sinir sistemi hastalıkları (Yarım felçler, çocuk felci ve beyin felcinde, kas hastalıkları ve kas erimelerinde, kas güçsüzlük­lerinde, sinir hastalıklarında).<br />
- Solunum sistemi hastalıklarında (kronik bronşit, astım, amfîzem, kronik boğaz ve ses telleri hastalıklarında.<br />
- Dolaşım sistemi hastalıklarında (Kroner yetmezliklerde, da­mar sertliklerinde, damar yetmezliklerinde, varis yaralarında, ba­zı tansiyon düşüklüklerinde ve yüksekliklerinde, kalp düzensiz­liklerinde) .<br />
- Kan hastalıklarında (kansızlık vb.)<br />
- Mide ve barsak hastalıklarında (dişeti hastalıkları, gastrit ve ülserler, hazımsızlıklar, bazı tür kabızlıklarda, safra kesesi hastalıklarında)<br />
- İdrar yolları ve üreme organları hastalıklarında (Böbrek ve idrar yolları taşlarıda, bazı kısırlık türlerinde, adet düzensizlikle­rinde)<br />
- Cilt hastalıklarında kaplıca tedavisi tavsiye edilmekte ve hastalar fayda görmektedirler.</p>
<p>Şifalı sularla yapılan tedavi banyo şeklinde, içilerek veya ça­mur banyosu yada kaplıca suyunun dumanı solunarak yapılmak­tadır. Kaplıca tedavisi bazı durumlarda zararlı olabilmektedir. Hastanın genel durumu iyi değilse, başka ciddi bir iç organ hasta­lığı varsa, kanama veya iç organlarla ilgili bir tıkanma varsa, cid­di damar hastalığı, düzensiz tansiyon yüksekliği varsa ve ciddi kansızlık ve şeker hastalığında kaplıca tedavisi zararlı olabilir, uygulanırken dikkatli olunmalıdır. Uygulama prensipleri şunlar­dır.</p>
<p>- Banyoya günde bir kez ve haftada 5 gün girilmelidir.<br />
- Banyolar sabah aç karnına veya hafif bir kahvaltıdan sonra alınmalıdır.<br />
- Banyodan evve tuvalete gidilmelidir.<br />
- Banyo suyunun sıcaklığı 37-38 dereceyi geçmemelidir.<br />
- Suyun içinde fazla hareket edilmemeli ve sakin bir şekilde yatılmalıdır.<br />
- Banyodan sonra iyice kurulanmalı üşütülmemelidir.<br />
- Banyo süresi 20 dakikayı geçmemelidir.</p>
<p><strong>Toplam süre 3-4 haftayı aşmamalıdır.</strong></p>
<p><strong>Cerrahi tedavi</strong>: Romatizmal eklem hastalıklarında uygula­nan tedvailerle beklenen iyilik sağlanamazsa cerrahi girişim ile eklemin hareketliliği sağlanır. Hastanın ağrıları giderilir. Zayıf kaslar kuvvetli olanlar ile desteklenir.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gizemlicafe.com/bitkisel-tedavi/romatizma-fizik-ve-kaplica-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İbrahim Saraçoğlu yorgunluk ve halsizlik için havuç kuru incir kürü</title>
		<link>http://www.gizemlicafe.com/bitkisel-tedavi/ibrahim-saracoglu-yorgunluk-ve-halsizlik-icin-havuc-kuru-incir-kuru.html</link>
		<comments>http://www.gizemlicafe.com/bitkisel-tedavi/ibrahim-saracoglu-yorgunluk-ve-halsizlik-icin-havuc-kuru-incir-kuru.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2010 21:11:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bitkisel Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yorgunluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.faydaliotlar.com/?p=1757</guid>
		<description><![CDATA[İbrahim Saraçoğlu yorgunluk ve halsizlik için havuç kuru incir kürü
Yorgunluğa ve halsizliğe ne iyi gelir? Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu yorgunluk ve halsizlik için bitkisel çözüm, yorgunluk ve halsizlik bitkisel tedavisi.. Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu havuç – kuru incir kürü ile sebebi bilinmeyen genel yorgunluk ve halsizliğin tedavi edilebildiğini belirtmektedir.
Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu halsizlik için havuç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İbrahim Saraçoğlu yorgunluk ve halsizlik için havuç kuru incir kürü</p>
<p>Yorgunluğa ve halsizliğe ne iyi gelir? Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu yorgunluk ve halsizlik için bitkisel çözüm, yorgunluk ve halsizlik bitkisel tedavisi.. Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu havuç – kuru incir kürü ile sebebi bilinmeyen genel yorgunluk ve halsizliğin tedavi edilebildiğini belirtmektedir.</p>
<p>Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu halsizlik için havuç – kuru incir kürü</p>
<p>Bu kürde 2 tane büyük havuç ve 20 tane kuru incir kullanılacaktır. Her ikisi de farklı kaplarda hazırlanacak ve daha sonra karıştırılacaktır.</p>
<p>Yarım litre klorsuz su tencere içinde kaynatılır. Su kaynamaya başladıktan sonra içerisine 2 tane taze ve gevrek olan büyük havuç, 4-5 cm uzunluğunda doğranıp ilave edilir. Bu havuç kürü, tencerenin ağzı kapatılarak ve kısık ateşte, 20 dakika haşlanır.</p>
<p>Bir başka tencere içerisinde ise yarım litre klorsuz su kaynatılır. Kaynamaya başlayan suyun içerisine 20 tane kuru incir, bıçakla birer kez kesilerek, ilave edilir. Tencerenin ağzı kapatılır ve 15 dakika kısık ateşte incirler haşlanır.</p>
<p>Farklı tencerelerde hazırlanan havuç ve kuru incir kürleri, fazla ılımadan, birbirine karıştırılır. Tencerenin dibinde kalan incirler kaşıkla ezilerek çıkarılan incir suyu da alınmalıdır. Hazırlanan bu havuç – kuru incir kürü bir cam şişe içerisine konduktan sonra buzdolabında saklanabilir. Şişedeki kür bittikçe yenisi hazırlanacaktır.</p>
<p>Yorgunluk ve halsizlik için hazırlanan bu havuç – kuru incir küründen 20 gün boyunca, her gün kahvaltıdan 15 dakika evvel (aç karnına) 1 su bardağı kadar içilerek tüketilir. 20 gün tamamlandıktan sonra 7 gün küre ara verilir ve bu ara bittikten sonra tekrar 20 gün daha küre devam edilir. Verilen ara hariç, toplam 40 gün boyunca kür içilecektir.</p>
<p>20 günlük kür bir seferde hazırlanmamalıdır. Şişedeki kür bittikçe yenisi yapılmalıdır. Ayrıca, kuru incirler tencereye atılmadan önce incirlerin üzerindeki beyaz pudra şekeri soğuk suyla yıkanarak temizlenmelidir.</p>
<p>Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu bu kürün oldukça etkili olduğunu belirtmektedir. Allah şifalar versin..</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gizemlicafe.com/bitkisel-tedavi/ibrahim-saracoglu-yorgunluk-ve-halsizlik-icin-havuc-kuru-incir-kuru.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kan şekeri düşmesi ve kan şekeri düşüklüğü tedavisi için İbrahim Saraçoğlu patates kürü</title>
		<link>http://www.gizemlicafe.com/bitkisel-tedavi/kan-sekeri-dusmesi-ve-kan-sekeri-dusuklugu-tedavisi-icin-ibrahim-saracoglu-patates-kuru.html</link>
		<comments>http://www.gizemlicafe.com/bitkisel-tedavi/kan-sekeri-dusmesi-ve-kan-sekeri-dusuklugu-tedavisi-icin-ibrahim-saracoglu-patates-kuru.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2010 21:10:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bitkisel Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[kan şekeri düşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[kan şekeri düşüklüğü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.faydaliotlar.com/?p=1755</guid>
		<description><![CDATA[Kan şekeri düşmesi ve kan şekeri düşüklüğü tedavisi için İbrahim Saraçoğlu patates kürü
Kan şekeri düşmesi tedavisi, kan şekeri düşüklüğüne bitkisel çözüm ve bitkisel tedavisi.. Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu patates kürü formülü..
Patates kürü tarifi
Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu gün içerisinde kan şekeri düşen kişilere haşlanmış patates kürü kullanmalarını önermektedir. Kan şekeri düşmesi bitkisel tedavisi için patatesin mükemmel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kan şekeri düşmesi ve kan şekeri düşüklüğü tedavisi için İbrahim Saraçoğlu patates kürü</p>
<p>Kan şekeri düşmesi tedavisi, kan şekeri düşüklüğüne bitkisel çözüm ve bitkisel tedavisi.. Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu patates kürü formülü..</p>
<p>Patates kürü tarifi</p>
<p>Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu gün içerisinde kan şekeri düşen kişilere haşlanmış patates kürü kullanmalarını önermektedir. Kan şekeri düşmesi bitkisel tedavisi için patatesin mükemmel bir yardımcı olduğunu belirten Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu gün içerisinde kan şekeri düşüklüğü şikayeti olanlara öğle yemeğine başlamadan evvel 1 adet haşlanmış orta büyüklükte patates yemelerini tavsiye ediyor.</p>
<p>Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu gün içerisinde çok sık kan şekeri düşmesi problemi yaşayan kişilerin ise sabah kalvaltılarında da 1 adet haşlanmış orta boy patates tüketmelerini önermektedir.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gizemlicafe.com/bitkisel-tedavi/kan-sekeri-dusmesi-ve-kan-sekeri-dusuklugu-tedavisi-icin-ibrahim-saracoglu-patates-kuru.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yanık bitkisel tedavi ve çözüm İbrahim Saraçoğlu yanık tedavisi kürü</title>
		<link>http://www.gizemlicafe.com/bitkisel-tedavi/yanik-bitkisel-tedavi-ve-cozum-ibrahim-saracoglu-yanik-tedavisi-kuru.html</link>
		<comments>http://www.gizemlicafe.com/bitkisel-tedavi/yanik-bitkisel-tedavi-ve-cozum-ibrahim-saracoglu-yanik-tedavisi-kuru.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2010 21:09:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bitkisel Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yanık bitkisel çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[yanık bitkisel tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yanık tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.faydaliotlar.com/?p=1753</guid>
		<description><![CDATA[Yanık bitkisel tedavi ve çözüm İbrahim Saraçoğlu yanık tedavisi kürü
Yanık bitkisel tedavisi ve bitkisel çözüm yolu.. Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu yanık tedavisi için patates kürü formülü. Aşağıdaki yanık kürü sadece 1. derece ve hafif 2. derece yanıklar içindir.
Yanık tedavisi için bitkisel kür tarifi
Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, 1. ve 2. derece yanıklarda, yanan bölgenin büyüklüğüne göre, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yanık bitkisel tedavi ve çözüm İbrahim Saraçoğlu yanık tedavisi kürü</p>
<p>Yanık bitkisel tedavisi ve bitkisel çözüm yolu.. Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu yanık tedavisi için patates kürü formülü. Aşağıdaki yanık kürü sadece 1. derece ve hafif 2. derece yanıklar içindir.</p>
<p>Yanık tedavisi için bitkisel kür tarifi</p>
<p>Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, 1. ve 2. derece yanıklarda, yanan bölgenin büyüklüğüne göre, bir veya birkaç adet çiğ patatesin yıkanıp soyulduktan sonra rendenin ince tarafı ile rendelenmesini ve yanık olan bölgeye, boş yer kalmayacak biçimde, sürülmesini tavsiye ediyor. Yanık bölgeye sürülen bu çiğ patates kürü 12 saat boyunca bekletilmelidir.</p>
<p>Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu ilk veya ikinci uygulamadan sonra yanan bölgedeki izlerin hızla kaybolduğunu ve yanık derinin hızla iyileştiğini hayretle göreceğinizi belirtmiştir.</p>
<p>Uyarı: Derin 2. derece yanıklarda ve 3. derece yanıklarda kesinlikle bir hekime başvurulmalıdır.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gizemlicafe.com/bitkisel-tedavi/yanik-bitkisel-tedavi-ve-cozum-ibrahim-saracoglu-yanik-tedavisi-kuru.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

