Anasayfa

 

Şarki Sözleri

 

Chat

 

Açılış Sayfam Yap

 
 
  Menü

Sohbet
Moda
Haber
Tatil
İddia
Saglık
Fıkralar
Hikayeler
Astroloji
Erotizm
Proğramlar
Güzeller Galerisi
Online Oyunlar
Dini Konular
Radyo Dinle
Canlı Tv
Sinema
Video izle
Sohbet Siteleri
Sohbet Odaları
Bayan-Erkek
Yemek Tarifleri
Faydalı Linkler

 
  E Kart

Anneler Günü
Araba Resimleri
Arkadaşlık Kartları
Asker Resimleri
Aşk Resimleri
Atatürk Resimleri
Babalar Günü Kart
Bayram Kartları
Bebek Resimleri
Doğa Resimleri
Doğum Günü Kartı
Dini Resimler
Gül Resimleri
Hayvan Resimleri
Kalp Resimleri
Manzara Resimleri
Özür Dileme Kartı
Özlem Hasret Kartı
Hat Sanatları
Regaib Kandili
Sevgi Resimleri
Sevgililer Günü
Yeniyıl Kartları

 
  Aşk ve Sevgi

Aşk Nedir
Sevgi Nedir
Acaba Seviyormu
Sevmek
Aşk Mektupları
Platonik Aşk
Aşkın Reçetesi
Sevgi Dilleri
Çiçeklerin Dili
Aşkın 50 işareti
4 Mevsim Aşk
Aşk Oyunu
Aşk Sayıları
Aşk mı
Bebeğimsen
Sağlıklı ilişki
Çapkınlık Dersleri
Erkek Severse
Seviliyorsan
ilk Görüşte Aşk
Kıskançlık
iş Yerinde Flört
Seksi Olmak

  Hikayeler
 
  Yaşanmış Hikayeler

ruha hitap eden ezan
Dinî inançlara ve yasayışa uzak bir gençtir Ertan. Öğrencilik yılları da hep böyle geçmiştir. Sadece kendi düşünceleri doğrudur. Mezun olup askerliğini yaptıktan sonra bankada çalışmaya başlar, bu arada evlenir, çoluk çocuğa karışır.

Namaz kılma, oruç tutma gibi Allah'ın emirlerini yerine getirmez, hatta oruç tutmayı saçma bulur. "Ne o öyle, insan akşama kadar aç kalıyor, hiç bir anlamı yok" der. "Aç, susuz kalmayla ibadet mi olurmuş?" diye etrafındakilere söylenir. Yalnız ibadetlerini yerine getirenleri saygıyla karşılar. Devamlı çay ve sigara içer. Bunların üzerine yoğun iş temposu da eklenince vücudu yorgun düşer. Gırtlak kanserine yakalanır. Genç eşi ve iki küçük çocuğuyla birlikte zor günler geçirir.

Hayat aynı yol üzerinde gitmemektedir. Sağlıklı ve mutlu günlerin arkasından, çetin bir hastalıkla boğuşmayla geçen acılı yıllar gelir.





Yapılan tedkiklerden sonra ameliyattan başka bir çözüm olmadığı ortaya çıkar. Saatlerce süren bir ameliyat geçirir. Ameliyatı risklidir, eğer hastalık vücudunu sardıysa belki birkaç aylık ömrü kalmıştır. Ne var ki, çektiği acılar ve ıztıraplardan sonra bile yine düşünceleri değişmemiştir. Dünyanın faniliğini, ahiretin önemini hissetmesi gerekirken, yine aynı boşvermiş hayata devam etmektedir. Bankadan malûlen emekli olur ve tedavisi birkaç sene devam eder.

Böylece yıllar geçer. Artık iyileşmiştir. Çektiği onca acıyı geride bırakmıştır. Eşi ise, kendisinin aksine daha bir inançlıdır, elinden geldiğince ibadetlerini yerine getirir. Ramazan aylarında eşi tek başına sahura kalkar, oruç tutar, kendisine de:

- Ibadetlerini yerine getirmiyorsun, hiç olmazsa Ramazan boyunca orucunu tut, der. Ama Ertan Bey, her zaman olduğu gibi aldırış etmez.

Bir Ramazan günü yine eşi sahura kalkmıştır, tüm ısrarlarına rağmen yine beyini oruç tutmaya ikna edemez. Ertan Bey o gün pencereyi açmıştır ve tam o sırada sabah ezanı okunmaktadır. Her yer sessizdir, sadece diğer camilerden de gelen ezan sesleri semayı çınlatır.

Bu ses, her zaman duyduğu ezan sesiydi, ama hiçbir zaman o Ilâhî davet onun dikkatini bu kadar çekmemişti. Fakat bugünkü bambaşkaydı sanki. Ezanın her cümlesi, sanki onun ruhuna, kalbine hitap ediyordu.

Acaba o manevî çağrı yeni bir yaşantının başlangıcı mı olacaktı? Neden her Müslüman oruç tutuyordu, aç susuz kalıyordu? Kendi de bir gün oruç tutmayı denese, Yaratanın verdiği nimetlerin değerini anlayıp aç kalan insanların durumunu anlasa, ne olurdu?

Tüm bunları düşünürken ezan sesi evin içini doldurmuştu. Sanki müezzin evin içinde okuyormuş gibi, davete icabet etmesini istiyordu.

Birden yaşantısı gözünün önünden geçti. Kimdi, dünyaya niye gelmişti, niçin insanlar bu mübarek ayda ibadet edip Allah'a kulluklarını yerine getirmeye çalışıyorlardı? Kafası iyice karışmıştı. Yıllardır geçiştirdiği sorular beynine hücum etmişti. Sanki kaçış yoktu artık.

- Aman Allah'ım, dedi. Ne oluyor bana? Sanki her şey anlamsızdı. Ezanın meydana getirdiği ulvî düsünceler ve duygular sanki her şeye bir mana veriyordu. Vücudunun titrediğini hissetti. Bugün ne olmuştu ona? Her zaman duyduğu ezan değil miydi bu? Ama bugün garip düşüncelere dalmıştı. Elinde olmadan hüngür hüngür ağlıyordu.

O gün sahur yemeği yemediği halde oruç tutmaya karar verdi. Garipti. Hayatının ilk orucunu, sahursuz ve aç bir şekilde tutuyordu. O gün tarifsiz bir huzur vardı içinde. Aynı gün namaz kılmak için sureleri ezberlemeye çalıştı ve namaza başladı.

Bu büyük değişim herkesi şaşırtmıştı. Allah ne büyüktü! Onca acıya, sıkıntıya rağmen ölüm ve ahireti düşünmeyen bir insan, ezan sesiyle hidayete ermişti. Tabiî bu değişimden en çok mutlu olan eşiydi. Artık sahura birlikte kalkıyorlar, birlikte namaz kılıyorlardı.
  Sözler
Anlamlı Sözler
Atasözleri
Aile için Sözler
Aşk Espirileri
Aşk Sözleri
Aşk Mesajları
Asker Mesajları
Anneler Günü Sms
Ayrılık Mesajları
Babalar Günü Sms
Bayram Mesajları
Doğum Günü Sms
Dostluk Mesajları
Duvar Yazıları
Erkek için Sözler
Espirili Sözler
Etkileyici Sözler
Evlilik Sözleri
Güzel Sözler
Günaydın Mesajları
Kadınlar için Sms
Kandil Mesajları
Kurban Bayramı
Komik Mesajlar
Komik Sözler
Mani Sözleri
özlem Mesajları
özenli Sözler
özlü Sözler
özür Mesajları
Ramazan Bayramı
Sevgi Sözcükleri
Sevgi Sözleri
Sevgi Mesajları
Sevgililer Günü
Sitem Sözleri
Spor Sözleri
Telefon şakaları
Teklif Mesajları
Türkü Sözleri
Yalnızlık Mesajları
Yeniyıl Mesajları
Harbi Sözler
Felsefi Sözler
Romantik Sözler
Çin Atasözleri
 
  Gül Bahcesi
Kırmızı Güller
Sarı Güller
Beyaz Güller
Mavi Güller
Pembe Güller
Siyah Güller
 
  Diziler
Ihlamurlar altında
Kurtlar Vadisi
Binbir Gece
Avrupa yakası
Aşk Oyunu
Yaprak Dökümü
Sıla
Genco
Kavak Yelleri
 
  Gogle Ara